Seller Senesinin Canlı Şahidi Anlatıyor

Bölgemizde  6 Temmuz 1929 yılında meydana gelen bir felaketin, halk arasındaki adıyla “Seller Senesi” nin 86. Yılındayız. Birçok hadiseyi tanımlamak için yöremizde bir milat haline gelen Seller Senesi 1929 yılında gerçekleşen bir felaketin hikâyesidir.
SELLER SENESİ CANLI ŞAHİTLERİNDEN OF’LU YUSUF ÖZTÜRK ANLATIYOR(Video da)

6 Temmuz 1929’da başlayan ve 48 saat aralıksız devam eden şiddetli yağmur Çaykara’da Hadi Altı denen çarşıyı tarihe karıştırmıştı. Çarşıda 55 dükkan sele karışmış, resmi rakamlara göre göre felakette çoğu Çaykara’dan toplam 146 kişi hayatını kaybetmiş ve Çaykara’dan devlet eliyle iskan serüveni bu felaketle başlamıştı. Felaket sonunda Erzincan’ın Çayırlı ve Tercan ilçeleri ile Maçka’ya felaketzedelerden devlet eliyle iskanlar gerçekleşmişti.

seller senesi-milliyetFelaket, 6 Temmuz 1929 da meydana geldiği halde, basında bir hafta sonunda yer almaya başlıyordu. 15 Temmuz 1929 ve 16 Temmuz 1929 tarihli Milliyet Gazetesi haberi dünyaya şu cümlelerle duyurdu:

“15 Temmuz 1929 Pazartesi: “Rize, Sürmene, Of’taki feyezan felaketi çok korkunçtur. Birçok ev yıkılmıştır. Halkın çoğu korkudan dağlara akmıştır.”
16 Temmuz 1929 Salı : “Sürmene, Rize dağlarından sürüklenen odunlardan adalar oldu ve İzmir vapuru büyük tehlike geçirdi.”

Felaket! Korkunç haberler geliyor. Denizi kaplayan tahta parçalarından vapurlar geçemedi. Rize civarında bir dağ yarıldı.

Selden en fazla etkilenen yerlerin başında Hadi Altı, Günebakan(Zenozona), Akköse (Zeno), Yenice(Marladas), Tüfekçi(Arşela), Ormancık(Makidanos), Dernekpazarı, Gülen (Visir) gelir.

Bu felakette resmi olarak, Of, Çaykara, Sürmene ve Araklı olmak üzere 146 kişi hayatını kaybetmiştir. Hayatını kaybedenlerin çoğu Çaykara’dandır. Çaykara o tarihte Of’a bağlı olduğu için Çaykara’dan vefat edenler Of hanesine yazılmıştır.

1929’da meydana gelen sel felaketinin canlı tanıklarından biri Bakkaloğlu Asım Efendi’dir. Asım Efendi Of’ta gazetecilik, kitapçılık ve alışverişle meşguldü. Of Müftülüğü nezaretindeki imtihan heyetinde üye idi. Of Müftüsü Hüseyin Sabri Efendi’nin yeğeni, Milli Eğitim Müsteşar Muavini İsmail Hakkı Bakkaloğlu’nun amcasının oğludur. 1946 yılında 74 yaşında vefat etmiştir.

Asım Efendi, Görele’deki akrabalarına 21 Temmuz 1929 tarihinde yazdığı mektupta felaket hakkında bilgiler verir. Felaket hakkında bazıları kendisinin duyumlarına dayanan ve abartılı olarak kabul edilebilecek bilgiler verir. Ancak bu bilgiler felaketin yörede yaşattığı atmosferi özetlemesi bakımından son derece ilgi çekicidir. Muhittin Yıldırım’ın 1996 yılında Ankara’da ortaya çıkardığı mektubunda Bakkaloğlu şöyle der:

köprü

“…Bu dünyanın hiç hükmi yoktur. Bir hafta zarfında Of kazasını mahvu perişan etti. Of’un çok nüfusu ilm-u irfanı servetü samanı Karadeniz’de bir daha yokdi. Cenabu Allah 24 saatte mahvu perişan etti. 6 Temmuz’da bir gün bir gece yağan yağmur ve yerlerin dağ ve taşlardan çıkan sulari Nuh Aleyhisselam’ın zamanı gibi oldu. Of’un en büyük ve zengin köyleri Zisino 450 hane, Zeno 500 hane, Zeleka, Holaysa, Kadahor nahiyesi 700 haneye yakın Hopşera ve Şur 800 hane, Holo köyleri 25 muhtarlıktır. Bunların arazileri yüzde 80 gitti. Kalan 20’den de bir şey anlaşılmaz. Hane, değirmen, dükkân 2000 den çok nufus 5 altı yüz kadar boğazda hiç bir pazar kalmadı. Bildiğimiz Kadahor ve Hadi pazarları belirsiz oldu. Köprü, cami kâmilen gitmiştir. Elhasıl su, Celal Efendi’nin hanesine kadar çıktı. Merhum amcalarımızın asari olan taş köprüyü de aldı. Merkezden Hadiya kadar pazar mevkii kalmamıştır. Paçan ile Mimilos’ta çok zayiat da yok. Lehul hamd akrabamızdan nufus zayiatı yoktur, yaylalarda bulundular. Of kazası 80.000 nüfustur. Tahminen 50.000’i hicrete hazırlanıyor. Zeno köyü camii şerifi 11 kubbeli İstanbul’da emsali yok idi. Dereden camiye kadar 4 saat üstünden aşağı iki saat köyün başında yoroz dağı gibi bir dağ var idi. Yarilup cami ve köyü önüne katıp dereye indirdi. Köylerde komşudan komşuya gitmeye imkân yoktur. İrmaklar iki minare derinluğinde 20 dakika mesafede ehali birbirinden haberdar değil. Elan (hali hazırda) da olamadi. Bugün Paçan muhtarı Sürmene yoli ile Of’a geldi. İşte Paçan ve Mimilostan bir parça izahat aldım. Ekseri konak ve haneler taş üzere altından su kaynayıp haneyi uçurdi bazısı da aşağı geçdi. 11 kubbeli camide 50 kişi yatsı namazını kılıyordu bir takımları da camide kumar oynuyordu. Öylece sel onları getirdi.

Felaket gündüz saat 3’te başladı. Dağları siyah bir bulut kapladı. Kayalar yarılıp sedasını merkezden işitirdik. Saat 7 sularında şiddetli bir hareketi arz da oldu. 8 gün 8 gece dağlar mütemadiyen yarildi ve seller akar idi. İki gün güneş etti. Mimilos Anoso köyleri güneş de battı sel oldular. Abdest alınamayacak bir ırmak 150 senelik gürgen ağacını götürdü. Şinek başı mezra ve çayırlar kâmilen sel oldu. Bu köylerde hiç şenlik yok ma’siyet ve isyan bu köylerde idi. Cenabı Hakk’ın büyük bir kudreti ilahiyei azimesini gösterdi.

Kondu karşısında (Veçono adında) bir köy vardı. Gece oradan bir evi sel alıp dereye 1,5 saat bayır mevkiden evi aldı. Kopti. İçinde iki kadın çocukları kucaklarında o azim dereden karşıya haneye attı. İçinde iki kadın ve çocuklar sağ salim çıkıp Hopşera köyüne iltica ettiler. Elyevm (hâlâ) berhayattırlar (hayattadırlar). İki kadında çocuklar kucaklarında ve biri beşikte boğulmuş olarak Rize açıklarında deryada bulundiler. Ve bir da çabulaci ustasini Zisino köyinde evinden sel getirdi. 1 saat kadar getirip bir bayirda durdi. Boğaza kadar çamura gömülmüş üç gün üç gece feryat edip açlıktan bunaldı. Bir sabah namazı 15 yaşlarında bir delikanlı yanına vardı bir parça arpa ekmeği tuzsuz ve üzerine bir parça yağ peynir verip yedi. Aklı başına geldi, delikanlı gaip oldu. Elyevm o adam berhayattır.

Zisino ahalisi gece köyün ortasına toplandılar ellerinde fenerler dört taraflarından seller hücum etti. 70-80 kişi var idiler çıkamadılar, büyük bir sel geldi. Bunları önüne kattı. Allah Allah sedaları asumane çıktı karşıki köyden görürlerdi. Fenerler sönüp kelime-i şehadet kesildi. Cümlesi boğularak vefat eyledi. Bazi kimseleri de bir saatlik yola kadar sel getirip kapatti. 2 gün sonra çıkarildiler. Hali felaketten haberdar olmadılar.

Velhasil yüzde 20 dediğimiz Müslümanlar kurtardiler. Düz tarlalari metin binalari olan mütebaki (arta kalan) 80’i helak (yıkılma, bitme) oldiler. Hazreti Allah Nuh aley hisselam kavmi gibi de bu kavmi eyledi. Dere hala çamur akıyor, ceviz kadar taş dereye atsa batmaz o kadar sıkı çamur akıyor. Bayburt hududundan Of dağlari umumen yarildiler, yarilup sele giden dağlarun sedası asumana çıkardı. Geri kalan ahalilerde 40 güne varmaz. O derece korktuk!!!

Hazreti Allah Subhanehu hazretleri kudreti azametini bize gösterdi. Dere tuğyan günü iki minare derinlikte gelen dere deryaya karışmakta 40-50 adım mesafede kaldı. Denize karışmadı ve deniz bulanmadı. Of’un önüne vapur demirlediği mesafeye kadar doldurup düzeldi. Papuçte gezilir bir mahdır aheste yağıyor. Dört gündür güneş gördük. Köylerde kebristan bile kalmayıp sele gitti. Of boğazını dere şöse yoli ile beraber doldurup dümdüz toprak oldu….”

Caykarahaber ,Ömer Yakup Kadıoğlu ve Faik Yeni’ye teşekkürlerimizle..

Dernekpazarı Haber Merkezi

Dernekpazarı, Karadeniz Bölgesinde, Trabzon iline bağlı bir ilçedir. Doğuda Hayrat, güneyde Çaykara, batıda Köprübaşı, kuzeyde de Of ilçeleri ile çevrilidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir