KUR’AN’IN PASTASI

Göreve başladığım ilk yıllarda ilim, akıl ve mal-mülk sahibi bir abimiz benim de bulunduğum bir mecliste şöyle bir hadise anlatmıştı: “Gece gündüz içen bir arkadaşımı belki bu huyundan vazgeçer diye umreye götürdüm. Tavaf yapmak için Kabe’ye yaklaşırken bu aniden celallendi. Meğer az ileride Kur’an-ı yastık yaparak uyuyan yaşlı birini görmüş. Tutmasam Kur’an-a saygısızlık yapıyor diye adama saldıracak. Kendisine olduğu yerde beklemesini, adamla konuşacağımı söyledim.
Adamın yanına gittim, dürterek uyandırdım ve aramızda şöyle bir konuşma geçti:
– Kardeş Kur’an-ı başınızın altına koyarak uyumanız arkadaşını rahatsız etti. Biz geçene kadar Kur’an-ı elinize alır misiniz lütfen.
Adam önce şaşırdı. Sonra kendisinin Endenozya’da tefsir profesörü olduğunu, yıllarını Kur’an’a verdiğini söyledi. Ardından şu soruyu sordu:
– Sen Türkiye’den mi geliyorsun?
– Evet, dedim.
Bunun üzerine bana hiç unutmadığım şu cevabı verdi.
– Bak kardeşim, Kur’an’a karşı saygısızlık başımızı onun üzerine koyarak uyumak değildir. Öyle olsaydı Hz. Aişe annemiz bunu yapmazdı. O (r.aha) Kur’an ayetlerinin yazılı olduğu yaprakları yastığının altına koyar öyle uyurdu. Peygamberimiz de ona bir şey demezdi. Kur’an benim en iyi arkadaşımdır. Sen de arkadaşına söyle, arkadaşımla arama girmesin. Kur’an-a karşı asıl saygısızlık O’nun ahkamını terketmektir. Arkadaşına bunu da söyle. Türkiye’ye gidince Türk kardeşlerime de söyle.
Endenozyalı bu kardeşimiz yerden gök yüzüne kadar haklıdır. Bizim Kur’an-a saygı anlayışımız akli ve fikri olmaktan ziyade son derece duygusal. Bunu Tokat’ın Zile ilçesinde yaşanan hadisede de bir kez daha gördük. Kutlu Doğum Haftası nedeniyle Zile de düzenlenen proğramda Kur’an-ı Kerim tasarımlı bir pasta yapılmış ve ortaya getirilmiş. Belliki bunu yapan son derece iyi niyetle yapmış. Tokat il müftüsü de önüne konan bu pastayı keserek yanındakilere ikram etmiş. Ne var bunda? Elbette hiçbir şey yok. Fakat bazı TV kanallarında ve sosyal medyada kızılca kıyamet kopuyor. Bazıları Kutlu Doğum Haftası’nı itibarsızlaştırmak için, bazıları Diyanet İşleri Başkanlığın’a duyduğu kini kusmak için, bazıları da cahilliği sebebiyle akıllarına ne gelirse yazıp çiziyorlar.
Hele pastayı kesen müftü beyle ilgili yapılan bazı yorumları okuyunca bu saygı fukaralarının amacının Kur’an’a karşı yapılan “saygısızlığa” tepki göstermek gibi bir amaçlarının olmadığını hemen anlıyorsunuz. Eğer müftü bey o pastayı kesmekten imtina etseydi emin olun aynı kişiler müftü beyi yine eleştirirlerdi. O pastayı yapan hanımı bulur, konuşturur, çok incindiğini söyletir, ağlatır ve müftünün ne kadar nezaketsiz bir adam olduğunu anlatmakla bitiremezlerdi.
Allah bizi Kur’an-ı okuyan, anlayan, hayatına aktaran ve Kur’an dahil her saygın varlığa gerçekten saygı gösterenlerden eylesin.
Selam ve dua ile…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir