Her Şeyi Erdoğan’dan Bekleme Hastalığı! (AK Partiye Neden Kırgınlar-2)

Dedi: Yazınızda herkesin evinde internet, herkeste pahalı telefon, sokaklarda

lüks arabalardan bahsetmişsiniz. Yalnız şunu unutuyorsunuz galiba; herkesin bankalara olan borçları

Dedim: Benim yok, herkes ayağını yorganına göre uzatsın. Ben de bilirim en iyisinden yaşamasını.

Dedi: O arabalara binecek benzin lazım, akaryakıt fiyatları almış bşını gidiyor, buna ne diyeceksiniz?

Dedim: Gecede 3 kez zam geldiği zamanları unutmuş gibisin… Hem vatandaşın durumu iyi ki yollarda trafikten geçemiyoruz!

Biraz sustu ve konuyu tarım ve hayvancılığa getirdi.

Dedi: Yanlış anlama, ben AK Partiden başka parti tanımam ama gerçekler acıtıyor, objektif olmak gerek. Tarım ve hayvancılık bitmiş durumda. Dünyanın öbür ucundan hayvan ithal ediyoruz, tarım desen boşta o kadar arazi var ki bunlar işlense bizim gibi kaç ülkeye yeter, İŞKUR’dan alınan adamları bu sektörde değerlendirsek ekonomiye de can gelmez miydi? Muhalefet bir doğru iş yaptı da bu memlekette asgarî ücret yükseldi. Ama o da vatandaşın sırtına yüklendi. SGK primleri ve araç sigortaları tavan yaptı. Birçok küçük esnaf ödeyemiyor.

Dedim: Doğru söylüyorsun. Sadece tüketen toplum hâlini aldık. Üretim şart, az üretip çok tüketen toplum olduk. Benim köyümde her evde en az iki inek beslenirdi, şimdi ise koca köyde tek hanede tek inek kaldı. Bu bence daha çok tembellik, hazır tüketme hastalığımızın tezahürüdür.

Dedi: Bize bundan sonra tünel, yol, havalimanı yaptık demesinler. Onlar tamam ama bundan sonra cebimize yansıma bekliyoruz.

Dedim: İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da aynen bunları belirtmişti, bundan sonra cebimize yansıma olacakmış.

Dedi: İnşallah, bakalım. Bana öyle geliyor ki 7 Haziran’dan daha beter bir sonuç çıkacak seçimlerde.

Dedim: Neye göre bu kanıya vardın?

Dedi: En iyi AK Partili bildiğim insanlarda büyük kırgınlıklar var. Bunun en baş sorumlusu da yerel yönetimlerdir ve partiye doluşan menfaatperestlerdir. Mesela adamın 21 dönüm arazisi yerel yönetimler tarafından, ibadethane, sağlık evi, yeşil alana ayrıldı! Neymiş adamın dayısı yok, derdini anlatacak kimsesi yok! Yan taraftaki araziler ise konut alanı ayrılmış! Peki, neden? Adamın soyadı var, dayısı var! Yine FETÖ davalarında en çok ibadet tabakasının cezalandırıldığına, ihanet tabakasının ise kaçıp keyif peşinde olmalarına kadar birçok çelişkiler var! Başkanlık seçiminde oyum Recep Tayyip Erdoğan’ındır, diğer seçimlerde icraata bakacağım!

Evet, vatandaş gerçekten dertli. İnsan olan bir yerde sorun da vardır.

“Tankın önüne yatanlara yer kalmadı!” AK Parti teşkilatlarına doluşan avantacılar, 15 Temmuz’da canı pahasına tankın önüne yatanlara geçit vermiyorlar. Onlar o gece TV’de merakla darbenin seyrini seyrederken, bizler ardına bakmadan Erdoğan’ın talimatını bile duymadan Yeşilköy Havalimanı’na koşmuştuk. Bizim de yaşadıklarımız ortada! Erdoğan iç ve dış düşmanlarla mücadelede yalnız bırakılıyor. Teşkilatlar görevlerini yerine getirmiyor. Her şey Erdoğan’dan bekleniyor. Ömründe AK Partiye selam bile vermemiş adamlar, rantçılar çeşitli kademelerde iş kovalıyorlar! Bunlar neden araştırılmadan, etmeden bu teşkilatlarda üst kademelere getiriliyorlar? Bu kimin kabahatidir acaba diye fikir teatisi yapacak olursak herkes her şeyi tek kişiden bekliyor! Bir kere bu hastalığı yenmek zorundayız. Daha sonra da yeni Fatihler, Abdülhamidler yetiştirmek zorundayız. Bu memleketin başına Hz Ömer (RA) gelse ne yapabilir ki! Önce bireyler düzelecek, sonra aile, sonra toplum ve sonra da memleket düzelecek inşallah. Ben düzelmeden hiçbir şey düzelemez vesselam.

Yaşar FALCI

1980 yılında Trabzon´un Dernekpazarı İlçesinde dünyaya gelmiştir. Evli ve iki çocuk babası olan FALCI, Halkla İlişkiler ve Reklamcılık bölümü mezunudur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir