CENAZELERDE YAPILAN YANLIŞLAR (2)

0 Paylaşımlar

Bu konuyla ilgili önceki yazımızda, devir uygulaması üzerinde durmuş ve bu uygulamanın sahih delillerden yoksun olduğu neticesine varmıştık.
Cenazelerde gördüğümüz ikinci yanlış, defin işleminin öncesinde veya hemen ardından ve daha sonra muhtelif tarihlerde ücret karşılığında Kur’an okunması ve okutulmasıdır. Günümüzde din görevlilerini ve muazzez dinimiz İslam’ı ücret karşılığı Kur’an okumak kadar yıpratan başka bir uygulama yoktur.
2000 yılında Erzurum’dan Trabzon’a, Ordu’lu genç bir Türkçe öğretmeniyle otobüs yolculuğu yapmıştık. Bu genç arkadaşın benim din görevlisi olduğumu öğrenir öğrenmez söylediği ilk cümleyi hiç unutmuyorum:
– Hocalara çok kızgınım.
– Neden kızgınsın bize?
– Bir hafta önce babamın vefatının sene-i devriyesiydi. Annem Ordu’dan bana telefon açtı, “Erzurum’un hafızları çoktur. Babanın ruhu için bir hatim okut.” dedi. Ben de bir hocaya rica ettim hatim okuması için. Fakat hoca benden üç yüz milyon (üç yüz lira) istedi.
Bu genç arkadaşımıza bahsettiği hadisede tek suçlunun “hoca” olmadığını, dinimizi doğru kaynaklardan öğrenmediğimiz takdirde bu vb. hadiselerle her zaman karşılaşabileceğimizi, babamızın ruhu için başkalarına bir şeyler yaptırmak yerine kendimizin yapacağı bir duanın, hayır ve hasenatın, manasını düşünerek okuyacağımız Fatiha’nın, hatta terkedeceğimiz bir günahın daha makbul olduğunu anlatmaya çalıştım.
Yakın çevremdeki bazı dostlar, bu konuları konuştuğumuz özel sohbetlerimizde öğrencilik yıllarımızda birlikte okuduğumuz hatimleri hatırlatıyorlar. Fakat artık öğrenci değiliz. Kaldı ki öğrencilere de okudukları hatim karşılığında ücret ödemek doğru kabul edilemez. Zira öğrencilik yıllarında ücretle Kur’an okumaya alışan kişilerin ileriki yıllarda bu alışkanlıklarından vazgeçemediklerini, aldıkları ücreti “hediye” diyerek meşrulaştırma gayreti içine girdiklerini görüyoruz.
Halbuki bu konuyla ilgili Kur’an’ın ve Hz. Peygamberin uyarıları gayet nettir. Şöyle buyuruyor Rabbimiz:
“Ayetlerimizi az bir paha ile (bayağı bir menfaat karşılığı) değişmeyin. Ancak benden korkun” (Bakara: 40)
Bu ayet-i kerimeyi ve peygamberimizin bazı hadislerini esas alan Hanefi fukahası şu neticeye varmışlardır:
“Kur’an’ı okumak ibadettir. İbadette esas olan ihlasdır. İbadeti yaparken Allah (cc) rızasından başka bir şey murat etmek riyadır. Ücret karşılığı okuyanın sevabı, onu okumaya sevkeden şeydir ki; o da maldır. Ücret karşılığı Kur’an okumak batıl bir bidattır.” (İbn Abidin)
Ömer Nasuhi BİLMEN de Hukuku İslamiyye isimli eserinde, “İbadet ve taat için yapılacak icareler (kiralamalar) sahih değildir.” kaidesinde ittifak edildiğini bildirmiştir.
Hulasa, cenaze defnedilmeden ve defnedildikten sonra veya definden sonraki muhtelif tarihlerde ücret mukabili Kur’an okumak ve okutmak yanlış olduğu gibi, ortada ücret olmasa bile Kur’an’ın hayattan koparılarak ölüm ve kabirlerle ilgili seremonilerin baş ensrümanı haline getirilmesi de yanlıştır.
Ölüler için değil kendimiz için okuduğumuz Kur’an’ın sevabını ölmüş yakınlarımızın ruhlarına bağışlayabiliriz. Kıldığımız namazın, tuttuğumuz orucun ve diğer ibadetlerimizin sevabını bağışlamakta da bir mahsur yoktur. Bunlar herkesin yapabileceği şeylerdir.
Geçmişlerimizin ruhu için başkalarından sevap satın almak müslümanların ihtiyaç duymayacakları ve asla tevessül etmemeleri gereken bir yoldur.

0 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir