BİR YAYLA HİKAYESİ : YAMAKOĞLU NASIL ÖLDÜ ?

Eskilerimizin çokca bahsettiği bir efsane adam varmış ve bizim yaylaların bir eşkıyası imiş adı Yamakoğlu. Yamakoğlu sosyal medyada tartışma konusu oldu ve bizlerde bazı alıntılarla ulaşabildiğimiz kadarıyla  sizlere bunu aktarıyoruz.

Bıçaklamadan adam öldürmeye kadar sicili hayli kabarık, içeri girip çıkmış biri olan Yamakoğlu aynı zamanda beş vakit namazını kılar, milli selamet partisinin propagandasını yapar, kendine mesken tuttuğu yaylalarda sebil dergisinin reklamını edermiş.

3 karısı bilmem kaç çocuğu olan Yamakoğluna bütün yayla halkı temkinli davranırmış. Mesela büyüklerimiz hep belinde silahıyla yaylacılık yaparmış.
Herhangi bir namus meselesinde adı geçmeyen Yamakoğlu, bazen sırf karizmayı çizdirmemek adına adam yaralar ya da öldürürmüş.
İşte bu Yamakoğlu’nun kendisi gibi eşkıya olan en yakın arkadaşı bir gün bir adam vurup yaylaya kaçmış. Vurduğu adam her kimse jandarmalar da her ne hikmetse adamın kim vurduya gitmesini istememişler ve düşmüşler ikinci eşkıyanın peşine. Yaylanın ormanlık bir alanında eşkıyayı sarmışlar ve teslim olmasını istemişler. Adam teslim olmak istememiş. Jandarmalar ateş etmiş, adam yaralanmış. Yamakoğlu hemen araya girmiş, arkadaşına yaklaşmış
“Teslim ol ! Biz eşkıyayız, gireriz de çıkarız da. Ben sana bakarım, buradan kaçıp kurtulman mümkün değil” diye seslenmiş. Adam “Çekil Yamako ! Seni de vururum, yaklaşma teslim olmam” diye karşılık vermiş. Yamakoğlu kırk yıllık eşkıya arkadaşının jandarma tarafından öldürülmesine göz yummak istememiş ve onu ikna etmek için olduğu yere doğru gitmiş. İşte buradan sonrası meçhul. Yamakoğlu da eşkıya arkadaşı da ölmüş. Bir rivayete göre ikinci eşkıya ikazına uymayan arkadaşı Yamakoğlu’yu öldürmüş bir başka rivayete göre fırsattan istifade etmek isteyen jandarma her ikisini birden öldürmüş.
Böyledir eşkıya anlatılarının sonu: Vurur, vurur vurulur…!

Gelincik taşı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir